Tango Dersleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tango Dersleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2012 Pazar

Tek Kişilik Tango

Patricia Kaas'ın "Les Hommes Qui Passent" şarkısını ilk duyduğumdan beri severim. Şarkıcı da çok seviyor olmalı ki, hemen hemen her sahneye çıkışında söylüyor. Her bir konser turunda şarkının farklı bir versiyonunu seslendirip, iki yılda bir yayınlanan konser albümüne alıyor. Her dinlediğimde farklı bir şarkıya dönüşerek beni şaşırtıyor. Pop, caz, senfonik ve tango. Beni ençok şaşırtanı tango düzenlemesi olmuştu; hepimizin çok iyi tanıdığı bir rus şarkısı ile iç içe geçmiş bu versiyonunu çok severim. Öte yanda Oya Küçümen'in söylediği hali de güzeldir, Haris Alexiu da başarılı bir versiyonunu albümlerinden bir tanesine almıştır. 


Var mısınız Patricia'yı dinleyelim tek başına yaptığı tangosunda. 




Tango Dersleri

Tangoyu ilk kez radyoda duymuştum. "Sevdim bir genç kadını?", "Mazi kalbimde bir yaradır" veya "Papatya " olmalı. Melodinin içinde aniden yükselen enstrümanların seslei dikkatimi çekmişti. Sevdiğim sanatçılardan da arada tango söyleyenler oluyordu, ya da şarkılarını tango düzenlemesi ile seslendirenler.  Seneler sonra üzerindeki yasak kalktığında izlemiştim "Paris'te son Tango"yu. Oyuncularının sırlarını ele veren bir filmdi hatırladığım kadarıyla. Kırın ortasında kameraya doğru yürüyen oyuncu hatırlamak istemediği şeyleri anlatıyordu. Tango gömülmüş gitmiş sırları ortaya çıkartır mıydı sahi bu filmdeki gibi? 

Tango isimli bir film izlemiştim, yine seneler sonra. Çokca müzik vardı, müziğin olduğu yerde dans vardı. Bir dans olarak tango çok derinşerde bırakılmış sırları ortaya çıkarma mücadelesi gibi geliyordu bana. Astor Piazzola ile yeniden keşfettim Tango'yu, tangonun ustası müzisyen cazın ustası Gary Burton ile Yeni Tango'yu ortaya koymaya çalışıyordu. Vibrafon ile akordeondan bu sesler nasıl çıkıyordu?

Uyum içinde çalan piyano ve viyolonsel, bunlara meydan okuyan kemanın ve akordeonun aniden yükselen tiz sesleri. Mücadeleyi bu ikisi yapıyordu işte. kemanın aniden yükselen sesi ile bölünen müzik daha tekinsiz bir hale geliyordu. 

Tango dansı ise düpedüz zor bir dans. Uzun süre çalışıp sonra bütün bildiklerini br kenara koyacağın bir dans. Gözlerin kapalı da dansedersin, açık da. Karşındakine güvenirsin ama ona güvenmemen gerektiğini bilerek dansedersin.

İşte onca seneyi üstüste koyarak aldığın tango derslerinden sonra şimdi dans pistinin ortasındasın. Tango tek kişilik bir dans değil. Bunu ilk derste söylemişlerdi. Müzik başladığında, bütün gözler senin ve partnerinin üzerinde olacak. Adımlarını koşar gibi atarken aniden durup döneceksin. Partmerini sımsıkı yakalayıp kendine doğru çekecek ve aniden onu bırakacaksın, düşer gibi olduğunda yine sımsıkı yakalacaksın. Beraber dönecek ve dıuracaksınız bu sefer.. Evet müzik başlıyor, gözlerini açabilirsin. Son bir öğüt: Sakın nefes almayı unutma. 



Tango yapabilmek için hareketlerde ustalaşmak, müziği içinde hissedebilmek, partnerinin sonraki hamlesini hesaplayabilmek gerekir. Peki dilde ustalaşmış birisinin tango tarifi nasıldır? Ece Temelkuran "Tango Felsefesi"ni şöyle tarif ediyor: 

"Erkek kadına tuzak kurar. Kadın da o tuzaktan kurtulmaya çalışır. Tango budur."

"Ayaklarıma bakma, tuzağa düşersin. Gözlerime bak. Onlar kuracağım tuzağı sana ispiyon eder."

"Bir şeyi çok isteyip de yapmamayı bilmek gerekir tangonun olması için."

"Tango: istemek  ve istediğini belli etmemek dansıdır. İstemek ve istediğine yaklaşmamakla ilgili."

"Tango; kalıcı olanların değil, hep gidecek olanların dansıdır. Ele geçirilemeyenler arasında sessiz bir kavga. Beraber bir tuzağın koynuna düşmeyi çok isteyen ve bunu ilk kimin söyleyeceğini yoklayanların dansı."

"Çok korkan ama korktuğunu belli etmeyen iki insanın birbirine meydan okuması. Sevdim de vermediler, ağlaşması değil; Ben seni hiç sevmedim yalanı."




Meraklısına Linkler;