Şarkılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şarkılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2021 Pazar

11 Temmuz 2019 Perşembe

Hor Göz

Bu; 
"Öyle dudak büküp, hor gören gözlerle bakma" demek isteyip de diyemediğimiz zaman kullandığımız bir kelime öbeği.
Hayat böyle işte bazı laflar bazı notalara dar geliyor, "Ah bu şarkıların gözü" diyoruz o zaman.

23 Nisan 2016 Cumartesi

Evimiz

Evimiz çok uzaklarda.
Sabır dağlarının ardısıra.
sapsarı tarlaların,
bomboş çöllerin arkasında.

Evimiz suyun öte yanında,
vesveseli dalgaların,
selvi ormanlarının ardında,
bir rüyada, bir masalda.

Masmavi bir okyanusun
ahlat bahçelerinin arkasında
üzüm bağlarının,
arı kovanlarının öte yanında.

Evimiz bulutların arkasında,
Hüznümüzün öte yanında,
Islak yolların sonunda,
Yağmurun denizin ardında.

Evimizin öyküleri,
vişnesi ve şam fıstıkları.
Sıcak gülüşlerinin arkasında
yorgun düşmüş hane halkı var.

Evimizde mutluluk var,
havuzunda balıklar,
Sokağında lastik toplar
ve çok güzel kediler var.

Sıcak ve içten evimizin
duvarlarında suretimiz var.
Balkonda oynarkenki resmim.
ve o yaz, deniz kenarında

Ya o yağmurdaki resmim,
elimde valiz, gözümde yaş
ayrılırken nazik,
güzel insanlardan.

Evimiz çok uzaklarda
Sabır dağlarının ardı sıra.
Sapsarı tarlaların,
Bomboş çöllerin arkasında.

Evimiz suyun öte yanında,
vesveseli dalgaların,
Selvi ormanlarının ardında,
Bir rüyada, bir masalda.

Marjan Farsad
(Çev: Deniz Moralıgil)





11 Ocak 2016 Pazartesi

Bowie

David Bowie
1947-2016


Cat People filmine verdiği "Yangını Benzinle Söndürmek" adlı şarkısının farklı versiyonuyla takibe aldığım müzisyenlerdendi. Dünya'ya Düşen Adam ve Açlık filmlerinde iyi oyunculuklar sergilemişti.

1 Ocak 2015 Perşembe

Yeni Yıla Bir Şarkı ile Başlayalım

Yeni yılın ilk şarkısı Sezen Aksu'dan. Sene 1976. Kusura Bakma. Kırkbeşliğin kapağındaki fotoğrafa bakınca sanatçının kulaklarının şimdiki hallerinden daha iri oldukları fark ediliyor.  



Şarkı için buraya...
kulaklar için şuraya

11 Haziran 2014 Çarşamba

Asfur

Asfur Arapça'da kuş anlamına gelen bir kelime. Şimdilerde ise Eylem Şen'in yönettiği bir belgesel filmin adı.


Film Antakya, İstanbul, İzmir'de yaşayan suriyeli mültecilerin ülkemizdeki ayakta kalma mücadelelerine tanıklık ediyor. Hangi şartlarda ülkelerinden göç etmek zorunda kaldıklarını, ülkemizde hangi şartlarda konakladıklarını, hepsinden önemlisi içlerindeki o belki de bir kaç kuşak boyu dinmeyecek korkuya şahitlik ediyor. Pis suriyeli buraya geldiler bizi işimizden ettiler, seçimlerde sahte kimlikle oy kullanacaklarmış, devlet bunlara aylık maaaş bağlamış iddialarının öbür yönünü perdeye aktarıyor. Bunlar filmin artıları. 

  

Filmin eksileri ise yardım kuruluşlarındaki görevli iki kişi dışında, sokaktaki insana kamerya çevirmemiş olması, 
Boğaz tokluğuna bile denmeyecek ücretler ile ülkeye yığılmış iş gücünün bu ülkenin gerçek vatandaşlarının işlerini kaybetmesi yönünde bir tehdit oluşturduğu ve işini kaybedenlerin suçlayabilecek insan olarak sadece suriyelileri görüyo olabileceğinin filmde satır aralarında kalması,
Suriyeli kadınların bilhassa Antakya'da kuma sayısında patlama yaşanmasına sebep olması, vatandaşlarımızın ikinci, üçüncü eşlerini almaya başlaması, Türk kadınlarının da bu işin suçlusu olarak görmeye başlaması tehlikesinin filmde yer almaması. 

Bilhassa ilk saydığım, sıradan Türk insanının görüşlerinin filmde bulunmayışı belgesel filmin tarafsızlığını zedeliyor. 

Yinede film, farkındalık yaratması, mültecilerin yaşam koşullarına odaklanmasındaki mesafeli tutumu ile oldukça başarılı.

Filmin finalde, Kardeş Türküler'in de seslendirmiş olduğu Marcel Khalife'nin yazdığı Asfur'un şiirine yer veriyor. Filistinli mülteciler için yazılmış olan bu şiir/şarkı suriyeki mültecilerin de kalplerinde yer alana ışık tutuyor. 

Asfur

Bir kuş göründü penceremden
Nunu dedi,
Sakla beni yanında,
Ne olursun sakla.

Dedim hangi diyardansın
Dedi gökyüzü benim sınırım
Dedim nerden geliyorsun
Dedi komşu evinden.
Dedim korkun nedendir
Dedi kırık bir kafestendir.
Dedim nerde tüylerin
Dedi tarumar eden zamandır.


Bir damla yaş süzüldü yanağından
İndi yere destek alıp
İncinen kanadından,
Dedi gitmem lazım, ama kalmadı dermanım.

Dedim korkma!
Güneş ha doğdu ha doğacak.
Baktı ormana
Gördü, ışıldayan kudretini özgürlüğün
Gördü kanatlarını açılırken
Görkemli kapının ardındaki ormanı gördü 
Hür kanatlarıyla uçarken 




Asfur - 2014 - Türkiye
Belgesel Film
Yönetmen: Eylem Şen

Meraklısına Sazlı Sözlü Notlar:

1 Ocak 2014 Çarşamba

Düet Yaptıran Alışkanlık

Başlığa takılmayın fazla... 
Zira o biraz öylesine biraz şöylesine yazıldı...

Aslında  bilip bilmediğinizi bilmediğim ancak pek de sallayacağınıza ihtimal vermediğim bir konuda minik bir bilgi paylaşacağım: Yeni Zellanda'da 420'den  fazla çift sigara ile  ilintili bir sorundan ötürü ilişkilerini sona erdirmiş bir zamanlar.

Nereden mi biliyorum...

Elbette şu caaanım şarkıdan. :)

Gelsin Chesea Princess'ten The Cigarette Duet





İsteyen içsin. istemeyen içmesin, üzerime kokusu sinmesin yeter bana. :) 

22 Mart 2013 Cuma

Chicha Libre

Bu şarkı baharın tekrar geldiğine memnun olanlar için...

Melodisinin olanca kıpırdatif ve saykedelik özelliklerine rağmen türk müsikiai sanatçıları tarafından araklanmış olması da hayret verici.




31 Aralık 2012 Pazartesi

İyi Seneler...

Son basamağı çift sayıyla biten yıllar en sevdiğim yıllardan değildir. Bu sene bittiği için mesudum desem abartmamış olurum. Yarın olsun diyorum yani..



Geçen yıla girerken Madchen Mit Plan şarkısı çalıyordu bir yerlerde. Şarkıya veda etmenin tam sırası.







27 Aralık 2012 Perşembe

Bugünkü Şarkı: Dön Bana

Cem Özkan'ın ilk albümünde boş şarkı yoktur. Ama "Dön bana" şarkısı içlerinde en beğendiğim şarkıdır.




25 Aralık 2012 Salı

Sabah Yalanları

Epeydir sabah ekranına göz atmıyordum. 

Saygıdeğer bir bakanımız "Türkiye'deki basın AB ülkelerindeki basından daha özgür" diyordu. "Nasıl yani?" dedim kendi kendime, rüyadayım sandım, gözlerimi iyice, hatta  irice açarak ekrana bakmaya devam ettim. Bu sefer aynı sözler alt yazı olarak geçmeye başladı. 

Kanal değiştirdim. 

Aldatma üzerine bir program yapılmak üzereydi, konuşmacı konuk saçının teline kadar örtünmüş, iğreti oturan bir kadındı: Ağzını açtı, ağzından dökülen kelimeler duruşundan da iğreti idi. Kadın erkek ilişkileri ve aldatma üzerine girişeceği konuşmanın ilk cümlesinden konuyu her hangi bir mantık kaidesine oturtamayacağı belli oldu. 

Kanal değiştirdim.

Spiker telefonlarının dinlendiğinden şikayetçi olan bir vatandaşın haberinin üzerine kendi görüşlerini belirtiyordu. "Koskoca ülkemizin her şeyini yöneten Sayın Başbakanımızın Ankara'daki, İstanbul'daki Makamları dinleniyor. Hadi bundan geçtim evinin alt katındaki ofisi dinleniyor. O eve kim girip çıkıyor bir düşünün, Emine Hanım, dört tane yavrusu (yavru dedi, yeminle) ve bir kaç tane ahbapları en fazla. Bu dinlemeleri yapan derin kulaklar var. Sayın Başbakanımız dinleniyorsa korkulur valla korkulur" Spikerin sözleri aynen böyleydi. Telefonla yapılanlar dahil her tür konuşmanın dinlenmesini adeta öcülerin yaptığı, kaçınılmaz, ama boyun eğilmesi de gereken ama düşünülünce de zararsız, olağan eylemlerdenmiş gibi göstermek üzere üzerine düşen görevi yapar gibiydi Avrupa Birliği ülkelerindeki basından daha özgür basınımızın özgür üyesi.

Televizyonu hepten kapattım.

Epeydir sabahları TV açmıyordum. Sebebini bu sabah zaplaması sırasında anımsadım: palavraya karnım tok artık. İstemiyorum yalan dinlemek. Bunlara karnım tok ise de, güzel müziğe her zaman açım.

Anima'dan "Yağmurla Gelen" şarkısını ilk dinlediğim anda sevmiştim. İlk ve bildiğim kadarı ile tek olan bu albümlerinde yer alan söz konusu şarkının uzun bir introsu var. Son çalıştığım iş yerinde, öğle tatillerine bu şarkıyı introsu ile çalardım arada. Çocukların girişteki gitar sololardan ve mızıka nağmelerinden sinirlerinin bozulduğunu bir kaç çalıştan sonra anladım. "Bu bizim birimin marşı olsun arkadaşlar" dedi çocuklardan biri fısıldayarak bir diğerine, oradan geçerken işittim; "Marşı müteakip Kordon boyunda bileklerimizi keserek toplu halde intihar girişiminde bulunalım" demeden duramadım ben de. "Müdür bey yani o manada değil" diye kıvırtmaya çalıştı uzun boylu olanı. Akıllı çocuktu, toparlayamadıysa da güldüm. Zorla insanlara şarkı beğendirecek değildim ya, dışarı çıktım.

Anima'dan "Yağmurla Gelen" isimli şarkıyı sizler için çalıyorum, siz beğenin ama. Oldu mu? ;)


18 Aralık 2012 Salı

Bir Şarkı: Neredesin?

Nükhet Duru'nun kimi şarkılarını beğenmişimdir, ancak o beğendiğim şarkıları da asla ön plana çıkmamıştır. Mesela "Neredesin?" isimli şarkısı, mükemmel bir Atilla Özdemiroğlu bestesidir, hatta bir bölümü Fahriye Abla filminde kullanılmıştır. Ancak nedense içinde yer aldığı "Sevda" (1985) albümünde oynak şarkıların gölgesinde kalmıştır.

Biz şarkıya kulak verelim. :)




13 Kasım 2012 Salı

Maria Rita Epik'ten Bir Şarkı

Maria Rita Epik'in ilk albümünde yer alan bir şarkıydı bu. Severk dinlediğim Türk Pop Müziği şarkılarındandır. Videosunu çoğunlukla sizlerden gelen fotoğraflar ile oluşturdum. Umarım beğenirsiniz. 




30 Eylül 2012 Pazar

100 Müzikli Sahne

Filmlerde beğendiğimiz ya da aklımızda yer etmiş sahnelerden müziği çıkardığınızda izleyiciler üzerinde aynı tesiri yaratmadığını düşünür çoğu insan. Müzik doğru miktarda bve doğru yerde devreye girdiğinde sahnenin etkisini artırır. 

Zamanında o etkiyi arttırmış ve hafızalarda yer etmiş yüz film sahnesini izlemek isterseniz buraya buyurun lütfen. 











22 Eylül 2012 Cumartesi

Sezen Aksu ile Zamanda Yolculuk

Slayt gösterisi hazırlama işine iyice kaptırdım kendimi. Asıl istediğimi yapmadan önce bir Sezen Aksu şarkısına el atmadan edemedim.

"Vay"ın bu versiyonunu aslından daha çok seviyorum.

Sezen Aksu ile bir zaman yolculuğuna var mısınız?






5 Eylül 2012 Çarşamba

Landslide

Stevie Nicks'i ve pnın içinde yer aldığı tüm Fleetwood Mac kadrosunu hep sevdim. Bu şarkının her versiyonu aytı vir heyecan verir bana.
 
 

 

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Şarkıcının Birinden Fal Tuttum...

Bob Marle'den fal tuttum - shuffle sağolsun - günün mana ve önemine uygunsuz bir şarkı çıktı... 

"Yokluğunu hissetmeyeni, varlığınla rahatsız etme..." Bob Marley... 

Ne ola beri gele?


Kolaj: Bob Marley - D.M.

20 Temmuz 2012 Cuma

This Is The Püf Point

Lise yıllarımda, okulumuzda yaptığı gafları ile meşhur bir fen hocamız vardı. - M.Y. diyeyim kısaca - Hiç ingilizce bilmeyen birinin fen dersini İngilizce vermeye çalışması, üstelik araya sıkıştırdığı Türkçe laflardan bile konusuna hakim olamadığını belli etmesi ile fen dersi konusunda kısa sürede efsane adayı olmuştu. O ders bizim için eza kendisi içinse cezaya dönüşmüştü. Dersi anlatır anlatır, sonuna doğru anlatamadığından iyi olunca da, önemli yerin altını çizmek için o kısmı bir kez daha anlatır ve "This is the püf point" derdi.

Bugün bende fen hocam Mehmet Bey'i anıyor ve onun gibi püf noktaları vermek istiyorum. Az evvel bana gelen bir e mailden aldığım bu bilgiler bana hayli mantıklı geldi. yazayım da bir kenarda dursun. Belki birilerinin işine yarar. 

İşte Püf Points:

Evinize musallat olmuş bir karınca sürüsü varsa onları sık gördüğünüz yerlere salatalık kabukları bırakın, karıncalar salatalık kokusundan nefret ederler.

Evinizde fare izlerine rastlıyorsanız, musallat oldukları yerlere karabiber serpin, fareler hapiırmaktan nefret ederler. Evinizi kısa sürede terk edeceklerdir.

Aynalarınızın pırıl pırıl olmasını istiyorsanız sade gazoz ile silin.

Elbiselerinizdeki sakız lekesini çıkarmak için hiç oynamadan doğru, buzdolabının dondurucu kısmına kaldırın. Bir saat sonra çıkardığınızda lekeyi "tıkırt" diye söküp alacaksınız. 

Soğan doğrarken gözlerinizin yaşarmaması bu işi yaparken için sakız çiğnemeyi deneyin. 

Beyaz giysilerinizin kolayca bembeyaz olması için yıkamadan evvel içine yarım limon sıktığınız kaynar suyun içine bırakın.

Saçlarınızın pırıl pırıl görünmesini sağlamak için yıkamadan evvel bir çay kaşığı sirkeyi saç diplerinize yedirin. 

Limon sıkarken suyunun tamamını çıkarabilmek için sıkmadan evvel kaynar suya atın, bir saat suda bekledikten sonra sıkın.

lahana pişirirken eviniz kokmasın istiyorsanız pişirme süresi boyunca tenceredeki yemeğin üzerinede bir dilim ekmek tutmalısınız.

Giysinize dökülen mürekkebin iz bırakmadan kolayca çıkmasını istiyorsanız, mürekkep dökülen yerin üzerine bir güzel diş macunu sıkın, sıkarken cömert olun. Tamamen kurumasını bekleyin ve öyle tyıkayın, hiç bir iz kalmayacaktır.

Kıtır, kıtır şahane buz yapmak için dondurmadan evvel kaynatın. Kaynamış sudan yapılan buzun kalitesi sizi şaşırtacaktır. 





Bir Sokak Sanatçısının Çalışması
Melbourne, Avusturalya'dan 

Evet püf noktalarımız bitti. Bunu da yaptım ya artık kendimi sabah TV programlarındakis abah şekerleri gibi hissedebilirim. :) Madem sabah programına döndüm o zaman elleri görelim, elleri.. Şimdi sırada bir Sezen Aksu şarkısı var, malum kendisi çıkmıyor sabah programlarına. O zaman şarkıyı kendisi değil bir başkası söyleyecek.. İyi dinlemeler...