17 Eylül 2011 Cumartesi

Kedi Dili - 1

Kediler çok tuhaf yaratıklar. Sanırım ben cumleyi kurmuş olan sekiz milyarıncı kişiyim. Bu cümleyi kuran herkesin mutlaka kendince bir sebebi olmuştur. Benim kurmamın sebebi de kedilerin iki dili son derece akıcı biçimde konuşabiliyor olmaları. Ve dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin bu dil yöreye göre değişmiyor.

Kedilerin iki dili var biri sesli diğeri sessiz. Mesela aşağıdaki resimdeki kedi size bir şey anlatmıyor mu? Susmuş, sadece bakışları ile, vücut dili bile kullanmaksızın ne kadar güvensizlik hissettiğini bakışlarından anlamak mümkün.



Kediler türdaşlarına kullandıkları bir kaç tehdit tonu istisna kalmak üzere sesli dili sadece insanlarla iletişim kurmak için kullanıyorlar. Siz hiç birbirine miyavlayan kedi gördünüz mü? Sesli dil, insanlara kendilerini fade etmek için seçtikleri yöntem. Onun dışında birbirleri ve diğer hayvanlarla anlaşmak için kullandıkları vücut dilleri ve vücut dillerinin en önemli bölümü olan kuyruk dilleri var. O kuyruklar neler söylüyor bir bilseniz.



Ben bu yazıya küçük dostlarımızın dillerine bir nebze olsun tercüman olabilmek için kalkıştım. Hoş evinde kedi besleyen, kedilerle fazla haşır neşir olmuş kişiler zaten çözmüşlerdir bile bu dili. Yine de ben bir yerlerde yazılı olarak bulunsun istedim. Böyle olunca da onların insanlar ile iletişim için seçtikleri dilden başlayalım.

Sesli kedi dili: Bu dilde mühim bir kelime haznesi yoktur. İnsan dili ile yazılı kayda almak gerektiğinde bir ya da iki heceyi aşmayan ses grupları vardır sadece. İnsana meramlarını anlatmak istediklerinde kullanırlar. Erkek kediler sahipleri ile çok fazla konuşurlar, dişi kediler erkek kedilere göre daha sessizdirler. Kedi türleri içinde siyam kedileri bir istisnadır onlar sahipleri ile başbaşa kaldıklarında en geveze kedi türüdür. Bir türlü susmak bilmezler. Erkek siyam kedileri söylediğiniz her cümleye ya da onlara attığınız her bakışa mutlaka yanıt vermek isterler.






Kediler otuza yakın farklı ses çıkarırlar ve bunların yirmi kadarı bildiğimiz "miyav" sesinin çeşitlemeleridir.

Mivv: Miyav demek üzere açılmış kedi ağzından ilk heecenin çıkmasının sebebi kedinin kendisine dikkat çekmeyi istemesidir. Kedi bir şey istiyordur ve nerede olduğunu sahibine bildiriyordur. Kapının yanında durup bu sesi çıkarıyorsa "kapıyı aç", yemek kabının yanında durup bu sesi çıkarıyorsa "açım yemek ver", su kabının yanında bu sesi çıkarıyorsa "su ver", ya da dolu yemek kabının yanında bu sesi çıkarıyorsa yemeği ile ilgili bir sorun var ya da oyuncağının yanında bu sesi çıkarıyorsa "benimle oyna" demektir. Bu sesi duyduğunuz anda kedinin nerede olduğuna bakarsanız size ne demek istediğini kolayca anlrsınız.

Miyavvv: Mi kedinin yerine işaret eder, yav ise ne istediğini gösterir. "Mivv"lerine cevap alamamış kedinin sesini yükselttiği andır. Anlamazlıktan gelirseniz zaten bir size gelip bu sesi çıkaracak bir isteğinin olduğu yere koşturup bu sesi çıkartacaktır. Israrı dinmeyecektir. hatta ısrarlı istemine cevap bulamayan kedi, sizin anlamayacağınıza inanırsa sizi cezalandırmak için en sevdiğiniz mobilyayı tırmalamaya, tül perdelerinize tırmanmaya veya en sevdiğiniz saksı çiçeğinin yapraklarını ısırmaya başlar. Bu "beni anlamadın üzdün beni al biraz da sen üzül" manasında bir sessiz mesajdır.

Mırk: Bu kedinin evde sevdiği insanlar, özellikle sahibi olarak gördüğü kimseye kullandığı bir sestir. Kedinin kendine biçtiği bir güvenli alan vardır. En kısası bir kol boyu mesafedir. O alanın içine girdiğinizde uykuda bile olsa başını hafifçe kaldırıp çoğunlukla gözlerini bile açmadan "Mırrk" sesini çıkartır. Bu "seni gördüm, yanımda olduğunu biliyorum" demektir. Eğer eve döndüğünüzde kedi size doğru gelip bu sesi çıkardıktan sonra size bir dokunup başka yere gidiyorsa bu "hoşgeldin" demektir.

Maeooovvv: Kedi mutsuz olduğunda, paniğe kapıldığında, evinde ayrılıp kafes içinde yola çıktığında bu sesi çıkarır. Ya da kucağa alınıp fazla sıkıştırılarak gösterilen ilgi ve sevgiden bunaldığında bu sesi çıkartır.

Ffffff: Kedi ağzını kokrku verecek biçimde açıp, genizden bu sesi çıkarıyorsa saldırmadan önceki son aşamaya geçmiş demektir. Gayet anlaşılır bir tehdit sesidir.

Tıkır tıkır çene sesi: Kedinin ağzı yarı açıktır gözleri erişemediği bir yere ilşmiş, vücudu iyice küçülmüş dört ayağı üzerinde çenesi yere yakın vaziyette dururken alt çenesi çok hızla açılıp kapanarak dişlerini bir birine vurmakta ve kedi bu sesi çıkarmaktadır. Ya cam kenarında kuşları izleyip atalarının avcılık günlerini hayal ediyordur ya da fazla hareketli ama uzak bir cismi yakalamanın hayalini kuruyordur.

Çok uzun tiz çığlıklar: Bunlar kedilerin birbirine kullandığı tehdit sesleri ya da cinsel ilişki öncesi birbirlerine gönderdikleri kızışma alametleridir. Bazı kediler mutsuz olduklarında da bu sesi çıkartırlar. Etrafında kimse yokken bu sesi çıkartan kedinin alışkanlıkları gözden geçirilmelidir. Hasta olabilir. Ya da bazı erkek kediler kendi sesleri çok severler, etrafta kimse yoksa biraz melodik olarak lügatlarındaki bütün kelimeleri ardarda yirmi otuz kere tekrarlar, genizlerinde yaşadıkları titreşimin keyfini çıkartırlar. Bu durumda ondan uzak durmakta yarar vardır. İzlendiklerini anladıkları anda inanılmaz biçimde utangaçlaşırlar. Yaptıklarının kötü bir şey olduğunu ve sizin onu kötü bir şey yaparken yakaladığınızı düşünürler.




Kulak verdiğiniz ve onları anlamaya çalıştığınızda bu sevimli hayvanların insanla iletişim kurma yönünde hayli başarılı olduğunu anlayabilirsiniz.

Vücut dili ve kuyrukları ile anlattıklarına değindiğimde ise bir çoğunuzun hayli şaşıracağını düşünüyorum.


Yukarıdaki resimde ürkmüş ama merakına yenik düşmeyi başaramamış bir kediyi görüyorsunuz.

9 yorum:

  1. ortak dil klasik hareklerinin yanısıra hepsininde ayrı bir karekteri var..aynı insanlar gibi düşünüyorlar ve uyguluyorlar örneğin benim iki kedim var akşam olunca ışıkları bazen onlar acıyor:)bizi yarım yamalak isimlerimizle çağırıyorlar papağan gibi en önemliside tükrüklerindeki antibiyotiğe benzer madde kendilerini iyileştirdiği gibi felçli bir kadını yalayarak ayağa kaldırdıklarıda tarihe gecen olaylardan biri...konu kedi olunca yazılacak cok sey var..böyle güzel bir konuyu paylaştığın için teşekkürler sevgili Vladimir.
    Dostlukla..

    YanıtlaSil
  2. Cok guzel anlatmissiniz, yinede herkes kendi kedisinin dilini daha iyi bilir, kedimin ilk geldigi gunu hic unutmuyorum biz onu degil, o bizi egitti gercekden anlattiginiz dillerde.

    YanıtlaSil
  3. kedileri çok seviyorum ve merakla okudum yazıyı , çok güzel yazmışsın...kedi dahil birçok hayvanın bir dil konuştuklarına inanıyorum ben..kedi ile ilgili çok güzel tespitlerde bulunmuşsun,belki daha çok kedi sesleri inceleyince farklı durumlarda ne diyor daha rahat anlayabiliriz...

    keşke kedi bulundurabilsem yanımda ama mümkün değil belki daha sonra :(

    YanıtlaSil
  4. Tv'de bir veterinerden duyduğuma göre kediler biraz tepeden bakmak isterlermiş o nedenle genelde yüksek yerlere çıkarlarmış. Bİr de tuvaletlere yakın yerlerde yemek yemek istemezlermiş,eğer yakın yerde olursa ordan yemeği taşınana kadar yemezlermiş.

    Benim gözlemim de bir arada dolaşmayı pek sevmememleri.Ne zaman iki kedi bir arada görsem bir süre sonra kavga çıkıyor :) Ama köpekler grup olarak sakince dolaşabiliyorlar. İnsanlar gibi hayvanlarında farklı huyları oluyor demek ki :)

    YanıtlaSil
  5. Yüreğimdeki yapmurlar;

    Her birinin ayrı karakteri, davranış biçimleri olması çok muczevi geliyor buna. Benim de iki kedim var, kesinlikle iki zıt kutp. Biri utangaç diğeri dost canlısı mesela. Birini kovsan gitmez, diğeri ters baksan saklanır, kaçar. Birisi çok düşünceli benim yaptıklarımı anlamaya çalışır, ve anlar. Diğeri son derec eaptalca hareketler yapar, deli eder adamı:)

    YanıtlaSil
  6. Hazan;

    Kediler kendi mermlarını kendi dilleri ile çok güzel anlatıyor bizden kaptıkları pek fazla değil. Evin efendisi onlar :D

    YanıtlaSil
  7. Mjora;

    Bir gün inşallah sen de kendi kedini kendi evinde beslersin. Olur mutlaka ileride.

    YanıtlaSil
  8. Emili;

    Dediklerin çok doğru.

    evde iki kedi varsa her biri bi rdiğerinden yuarıda olmak istiyor. Güçlü olao hakkı elde ediyor Benim de kedilerden daha iri olanı, en yüksek yere gitmek isteyince ötek köskös aşağı iniyor diperi kuruluyor oraya.

    Beraber gezmedikleri bir yere kadar doğru ama onlar da gruplar oluşutrailir.

    Ancak kardeş kediler. mürleri boyu hiç ayrılamdılarsa bir arada kalıyorlar.. Benim kediler mesela kardeş. O yüzden kış aylarında birbirlerine sarılıp saaterce birlite uyur, uyanınca birbrilerinin kafalarındaki tüyleri yalarlar hem de satlerce.

    YanıtlaSil
  9. Çok faideli bir yazı olmuş mirim:) Gerçi kedi meramını anlattığı halde onu dinlememekte ısrar eden ve sonra da yediği tırmıkları kolonyalı pamukla temizleyen şuursuz bi tanıdığım kadın var:)))

    YanıtlaSil

Yorumlar