1 Haziran 2015 Pazartesi

Cinnete Giden En Kestirme Yol...

...kadın ya da erkek farketmez, ağızdan geçer.

Üstelik en çelik misali sağlam sinirler, bile bir an gelip çiklet ile sınanacaktır.


Hat

Başkaları için hangi kaynaklarımı korumam, hangilerini yedeklemem gerektiği konusunda farkındalıklarım artıyor. Diğer insanların duygularıyla beslenen vampirlere karşı müdafaa edilecek bir hat daha.

31 Mayıs 2015 Pazar

Yarık

Gülümseyişleri aynı mutluluğu paylaşan insanlarınki gibi olsa da, saniyenin onda biri kadar kısacık bir süre için aralanan yarıktan, kalplerinin iki ayrı yöne doğru yola çıktığı görülüyor.

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Yem

Kuşlara yem veriyor. Beslemek için değil, iyice yakınına geldiklerinde kovalamak için.

29 Mayıs 2015 Cuma

Distopya

Görüntü: Ağır ilerleyen gri kalabalık.
İnsanlar kemerlerini çıkartıyor; ceplerindeki metal eşyaları, bozuk paraları plastik kutulara bırakıp dedektörlerden geçiyor. 

(Karikatür: Franco Matticchio)

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Geldik mi Sonuna Çılgın Adamlar'ın?

Birazdan bugüne dek takip ettiğim en güzel televizyon dizinin son bölümünü izleyeceğim. Sekiz yıl. Yedi sezon. Her sezonu 13, sonuncusu - bir yıl sezon arası ile - 14 bölüm. Mad Men: çılgın adamlar, ya da Madison Avenue'de çalışan adamlar ya da hiçbir şey üretmeden para kazadıkları için adları çılgına çıkmış ad-men, reklamcılar. 

1950'li yıllardan yetmişlere doğru müthiş bir zaman yolcuğu; arada kore savaşı ve 1930'lu yıllara dönüşler, ileri ve geri zaman sıçramaları, kadının toplumdaki yerinin dizide giderek değişmesi, fonda o dönemin günceline dair izler. 

Diziyi başarılı kılan yalnızca müthiş teferruatla örlü oluşu ve gerçeğe uygunluğu değil, her bölümü adeta "The New Yorker" öyküleri gibi ciddi detaylarla örülü, minik hayat öyküleri barındırması.ve bunu hiç ciddiye almaya değmezmiş gibi kendini önemsemeden yapması. Erken sezonlarından birine ait, rüya ile gerçeğin birbirne karıştığı, orta üstü sınıftan bir kadının hayallerini ve durumunu birbirine karıştıran "suburban dreams" ile değişti benim bu diziye bakışım. Her bir bölümü tek bir novella tadında. Edebiyatın dingin, alabilene çok şey katan ama malesef bağırtıyı seven edebiyat severlere bir gıdım faidesi bulunmayacak ürünlerini andıran bölümleri ile birazdan son bölümünü izleyeceğim Mad Men'in.