11 Nisan 2014 Cuma

Hafif

"Evde birşeylerin kaybolmaya başladığını fark ettiğinde günlerden çarşambaydı. Evvela yiyecekler dikkatini çekti. Mutfak masasına koyduğu kutuda üç dilim üzümlü kek olduğuna adı gibi emindi, ama arkasına dönüp baktığında iki dilim kalmıştı. Oturma odasındaki sehpaya bir bardak gazoz ile kekleri bıraktı. On dakika sonra geri geldiğinde bardak yerinde değildi. Evde ne bir aile üyesi vardı suçlayabileceği, ne de bir sevgili. Umut yalnız yaşıyordu.

Perşembe sabahı kızartma makinesine iki dilim ekmek koymuştu ki, az evvel doldurduğu bir bardak çay kayboldu. Mutfakta dört dönerken tost makinesi tık etti. Makinenin iki gözü de boş boş bakıyordu ona. Söylenerek işe gitti. Akşam eve dönünce bol mantarlı, bol salamlı, orta boy bir pizza ısmarladı. Sekiz dilim pizza şiir gibi kokuyordu. Üzerini değiştirip televizyon karşısına geçti, yalnızca üç dilim kalmıştı kutunun içinde. Gece yatarken mutfak kapısını kilitledi.

Ertesi akşam eve döndüğünde erzak dolabındaki makarna ve pirinç yokolmuştu. Sinirleri boşandı, oturma odasında yere oturup hıçkırarak ağladı. Zira koltuklar da kayıptı. "Bir dilim üzümlü kek olaydı" diyerek gözlerini sildi...."



"Anılar, Düşler ve Önemsiz Şeyler"deki bir öykümden kısa bir alıntı,  


 Hafif... (DM/9 fotoğraf üstüste bindirilerek kolaj)

6 yorum:

  1. facebook ta yazdıkların için bir yorum bırakmıştım.kolajda harika görünüyor.
    öykülerin hiç bitmesin Deniz.

    YanıtlaSil
  2. Sabah okudum yorumu, çok teşekkürler. 1-5 nisan tariheri arasında yazdım bunu, kitaba son anda girdi. :) Çok teşekkür ederim. Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Merak uyandırıcı.. çok güzel. :)

    YanıtlaSil
  4. devamını merak ettim...

    YanıtlaSil

Yorumlar