30 Mart 2012 Cuma

2 Soru

Başlıkta “2 Soru” dediğime bakmayın aslında 1 adet mim bu. Mim konusundaki halim hiç belli olmuyor, bazen hemen yazıyorum bazen de üst üste yığılıyor, yığılıyor, ihmal ediyorum. Unuttuğum mimlerden vicdan azabı duyuyorum, hatırlayınca yazıyorum bazısını. Bu kez; “1’i Yok mu?”dan geldi mim. İnsanın zaman zaman kendine sorabileceği ve cevabını bulmaya çalışacağı sorulardan.

SORU 1:  Hayatınızda ‘artık yok’ dediğiniz şeyler var mı? Eskiden bu yana neler değişti sizce? Neleri özlüyorsunuz peki, neleri yad ediyorsunuz? Ya da aklınıza gelince ‘iyi ki de değişti’ dediğiniz şeyler oluyor mu?

Geçmişe dair özlediğim çok fazla şey yok. Geçmişin geriye gelmeyeceğini bildiğim için kendimi  “ah keşke” diye ciddi biçimdeyormuyorum. Arada nostalji krizine kapılıp buradan kafa ütülesem de, yok valla şu an iyi sanki. Eskiye dair özlediğim insanların samimiyeti sadece. Gerçek bir samimiyetten söz ediyorum. Şimdiki “bundan ne kopartırım bakışlı”insan samimiyetinden bahsetmiyorum.

Mesleğim gereği uzun yıllar insanlarla zaman geçirmek bana karşılaştığım insanların kişiliklerine dair ipuçlarını hızlı biçimde birleştirmeyi öğretti. Sahte samimiyete kolay kanmıyorum. Sosyal ortamları paylaştığım kişilere ben de medeniyetin gerektirdiği kadar, ilgili gibi davranabilirim, ama kimseden bir şey kopartmayı uygun görmediğim gibi o menfaat uğruna yaklaşan kıtipsiyoz yaratıkları, asalakları gayet hızlı tanırım. Ama bu kendi gizli menfaati uğruna yakınlık gösteren budalaların haline de öte yandan hayli eğlenirim.

Bence arkadaşlık, karşısındakinin etinden, sütünden, yününden yararlanmak değildir. Bu yola sapanlardan ne ahbap olur, ne de dost. Bir de görünüyor kardeşim, hele ahmak olup da açıkgöz entel ayağına yatmış olanlarda iki misli görünüyor.

SORU 2: Hayatınızda neyin değişmesini isterdiniz? Yeni bir eşya, yeni bir hayat ya da yeni bir icat mı istediğiniz? ‘Hayalimdir…’ dediğiniz bir şey söyler misiniz?

Hayatımda değişmesini istediğim çok fazla bir şey yok, şu ara bir değişiklik ile haşır nelşir vaziyetteyim. Onun keyfini çıkarmaya çalışıyorum. O sonuçlandıktan sonra yapacağım şey üzerine de çaba harcar vaziyetteyim. Bu senenin sonuna doğru olmasını beklediğim bir başka şey var, O da olsun düşünürüz.

Hayalim olan, hep yazan bir insan olarak kalmak istiyorum. Buradan paylaştıklarım dışında yazdıklarımın gün ışığına çıkıp başkaları tarafından okunabilmesi de en büyük hayalim sanırım. Küçük hayalim de bu ülkede işlerin yüzde sekseni “eş, ahbap, dost ve akraba” kontenjanından yürüyor kanısındayım. O yüzden çevirmenlik yapma hayallerim hep suya düşüyor yaptığım baçvuruların her birine olumsuz yanıt alıyorum. Çok güzel cümle kurabilen ama yalan yanlış çeviren bir sürü insanın da o çevirme eylemini hatır gönülle aldığına inancım artık iyice pekişti. Zorla kıytırık bir çeviri koparacak olsam bunun da kontenjandan girenlerin kıvırmakta iyice zorlanacağı, canlarını üzmek istemedikleri metinler olacağını gayet iyi biliyorum. Dertliyim, çünkü bu konuda yaptığım 22 başvuruya da henüz yanıt almadım. Kontenjan güllerinin arasında belki birkaç nadir düzgün çevirmen vardır son yıllarda bilemem. Sözüm onlara değil. Ama çevirmenler çemberine kılım aralarına bu iş için gereken donanıma sahip olanları almakta direndikleri için. Ama bir gün, bir kitabın içinde adı çevirmen olarak yazılı olsun istiyorum. Bakalım. Göreceğiz.

Mim için teşekkürler ben de bu mimi, eğer yazmak isterlerse sevgili; Sessiz Prenses ve Bolat’a gönderiyorum. 

Sevgiler.  .  





5 yorum:

  1. Mim için çok teşekkür ederim..Çok zarifsiniz..En kısa zamanda, keyifle cevaplamak üzere:):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim.
      keyifle okurum ben de. )

      Sil
  2. Samimiyet konusunda haklısınız. Eskiden canım,cicim pek denilmezdi ama gerçek sevgi,samimiyet vardı. Şimdi ise canım demeyeni dövüyorlar nerdeyse, 5 dakikada canım cicim lafları havalarda uçuşuyor ama gerçek samimiyet bulunmuyor maalesef.

    YanıtlaSil
  3. Birbirinin gözünü oyöaya azmetmiş tipler bile yüzyüzeyken iltifat yağdırır oldu birbirine. Ne kadar sahte. Öyle bir devir ki..İnsanlar hırsı erdem sayıp hırsları uğruna ayak kaydırmayı mübah görüyor

    YanıtlaSil
  4. Okumak için sakin kafa ve bol zaman için özellikle bekledim bu konuyu. Geç oldu ama temiz oldu. :)

    YanıtlaSil

Yorumlar