4 Temmuz 2011 Pazartesi

Bugün Ne İzlesem?

TV kanallarını aptal kutusu olarak bilirdim de bu aralar iyice abartmışlar. Planlama, programlama, dakiklikten geçeli çok oldu zaten, günü saatlere bölüp belli saatlerde önceden planlanmış programları gösterme gibi bir çalışma şekline bile özenilmiyormuş meğer.

Kanallardan birisi adaya tıktığı insanları ellerine tutuşturduğu senaryoya uygun tepiştirdi ya aylar boyunca, o bitmiş anlaşılan. Eskinin çocukları ilaç kutuları içine karınca ile böcek atar bunları dövüştürürdü. Şimdi adaya ünlü atıp birbirleri ile dalaştırıyorlar. Hangi dakika o kanalı açsak ada görüntüleri vardı şimdi onun yerini başka bir şeyle dolduruyorlar.

İşi gücü olmayan bir sürü kadın en şık olduğuna hükmettiği kılıklarından bir tomarını kapıp bu programa gidiyor. Sürüp, sürüştürüp süsleniyor. Sonra modacı ve ikoncanlardan oluşan jürinin karşısına çıkıyor. Jüri katılanlara şu aşağıdaki sözleri sarfediyor.

- Ay ne güzelsin bir içim susun, maşallah.
- Göbek atmasını biliyor musun? Ay bize oynasana azıcık neşelenelim ya.
- Bu nasıl kıyafet yaşından başından utan.
- Benim bulunduğum ortamda bu kıyafeti giymiş olmanı kendime bir hakaret sayarım.
- Ay bir de cevap veriyor şuna bak!
- Çabuk git çıkart o kılığı beş dakkada! Düzgün bir şeyler giy de gel. Çabuk ol ama.
- Şah gittin şahmaran olarak döndün, sana verdiğimiz ikinci şansı değerlendiremedin.
- Bebek gibi yüzün var, çok güzelsin. Kıyafetin iğrenç, iğrenç, iğrenç.
- Karşılık verme bana, tarzın yok senin.
- Tarzsızsın sen, tarzsız!
- İvana susmaya mı geldin? Azıcık da sen konuş.
- Bu kadar kötü bir kılık, söyleyecek kelime bulamıyorum.
- Bu rezil kıyafete yorum bile yapmam, bizimle değilsin.
- Yaşından başından utan ne biçim giyinmişsin?


Jüri karşısına dikilen insanları yukarıdaki cümle varyasyonları ile azarlıyor. Sanırım amaçları ülkemizin en tarz sahibi hanımefendisini seçmek güya. Azarlamalardan hızını alamayınca da jüri üyeleri birbirleriyle laf alış verişinde bulunuyorlar.

- Ayıp ettin Hakan o kadar da aşağılama.
- Kendin söyleyince iyiydi di mi ama?
- Çok ukala ve saygısızsın sen sus artık yeter.
- Ne ben mi ukalayım? Ben mi saygısızım? Ne saygısızlığımı gördün?
- Ay lütfen sus rica edicem bende panik atak var.
- Rica ettiğin için saygımdan susacağım.
- Oh dünya varmış.
sinek
(Yazıya sinek konmuş inanmıyorum) Günün hangi saati bu kanalı açsanız bu programdan anlara şahit olmak mümkün. Sabah, öğlen. öğlenden sonra, akşam, gece yarısı hep bu var. İnsanlarda nasıl bir gurursuzluk, aşağıılanma merakı var ki kadınlar buraya katılmaktan vazgeçmiyor. Jüri azarlamaktan bitap düşüyor. Ben arada rastladıklarımdan bu densizlikleri ve dengesizlikleri seçebildiysem tamamına nasıl katlanılır bilemiyorum.

Onun dışında son aylarda zap zap zapıttırıken sabah televizyonlarında dikkatimi çeken iki tip var. İkisi de kanal kanal gezerek bir şeyler satmaya çalışıyorlar. Bunlardan birisi vapurlarda ve trenlerdeki korsan satıcıların ses tonu ile acındırmalı, ağlamaklı, köyden dün gelmiş şivesi ile konuşan bir bilim adamı. Ama konuştuğu alanın kendi bilim dalı ile uzaktan olsun alakası yok. Atıyor da tutuyor, minerallerden giriyor, vitaminlerden çıkıyor. Sanırım bu konudaki yabancı yayınlardan bir takım tercümeler yaptırıp elde ettiklerini derleyip kitap yapmış altına da imzasını basmış, o kitabıı stamak için velvele halinde.

Diğerini tam anlamadım ama aylardır gece ya da gündüz TV yi açtığımda her kanalda olduğunu görüyorum. Saç baş darmadağınbir herif, tepesinde tomar tomar saç tutamu her bir saç tutamı ayrı yöne bakıyor. Bu darma dağınıklıktaki bir adamın gubudiklemelerini kim ciddiye alır bilmem. Ancak tutuyor ki, onu görmek için halkta bir ısrar olmalı ki kanal kanal seyrüsefer halinde. Bakışları çok tip, darmadağınıklıkla kendi halindelik kılığında güya ama gözler ferfecir okuyor. Karşısında konuşanları alayla süzmeler, ulan ben bunları yermiyim bakışları atmalar, kendini süper zeki bir yaratık olarak gördüğünü bakışları ile belli etmeler falan.

Uzun lafın kısası hiç bilmediğiniz bir şey söyleyeyim; Sabah televizyonunda da gece televizyonunda da samimiyetsizlik had safhada. Bugün ne izlesem diye düşünmeyin hepsi aynı kapıya çıkıyor. İyi seyirler.

11 yorum:

  1. Bunları söyleyebilecek kadar bile fazla izlemişsin, harcanan paralara acıyorum ben programları gördükçe.

    Bu arada o sinek var ya o sinek :) Okuma listesindeyken bilgisayarımın ekranında sanıp göndermeye çalıştım, sabah sabah baya güldüm kendime :)

    YanıtlaSil
  2. bizim evde bir ufaklık olması dolayısıyla zaman zaman çizgi filmlere takılıyorum mesela loopdedoo diye bir çizgifilm var yumurcakta birde ann shirly, sünger bobu tek geçiyorum zaten...gerisi saçmalık kuyusu....değil izlemek, onlara katlanmak mümkün değil.....bence bu işin cıvığı çıkmış...

    YanıtlaSil
  3. guzel bı derleme olms:)

    bu arada ben shelltox la geldım sıneği mahvedıcem:)

    YanıtlaSil
  4. TV mi , en son lise sondayken TRT1'de Yeditepe İstanbul'u izlemiştim.Bu yıl da yine aynı kanalda Leyla İle Mecnun'u izliyorum. Başka da birşey bilmiyorum :)

    Çok güzel anlatmışsın. Şaka bir yana TV tam bir hezimet,ne kadar uzaksan o kadar iyisin. O yüzden TV izlemiyoruz.Hayır bu bir protesto falan değil, kirlenmemek için izlemiyoruz.Harika filmler var, internetten indirip izliyor olsak da , biz zamanımızı onlarla geçirmeyi tercih ediyoruz :) Sevgiler Vladimir ...

    YanıtlaSil
  5. Bkz/ insanlara bir seyler nasil empoze edilir/

    YanıtlaSil
  6. Ben de dün o kanaldan bu kanala zıplayıp durdum ama izlenecek tek birşey bulamadım. Bir ara Mardin'i anlatan bir belgesele denk geldim onun da sonuna denk gelmişim ne yazık ki (izlenecek tek anlamlı şey o belgeseldi) Sonra bir magazin programına takıldım. Dehşete düştüm. Sunucu şöyle dedi; "Bu yılın ilk balkon faciası bilmem nerede yaşandı." Ben de sandım ki balkonda uyuyan biri balkondan düştü. Meğer magazin dilinde balkon faciası demek balkona üstsüz ya da üstünü havluyla örterek çıkmak ve aynı zamanda telefonla konuşmak demekmiş. Gerçekten bilgilenmiş ve aydınlanmış hissettim kendimi :) Bu yararlı bilgiyi sizlere de ulaştırmış olmanın sevinci içindeyim şimdi :)

    YanıtlaSil
  7. Benim de en çok rahatsız olduğum bu aşağılama ve aşağılanma histerisi. Anlayamıyorum bir türlü. İnsanlar televizyona çıkmak kendilerinden bahsettirmek için tabiri caizse maymuna dönmeyi döndürülmeyi nasıl kabul ediyorlar :(

    YanıtlaSil
  8. aktüel yazılar yazan bir blogger şu gerzek yarışmaya geçirse diye bir heves bekliyordum iyi oldu sağ olasın kalemine sağlık!

    YanıtlaSil
  9. "(Yazıya sinek konmuş inanmıyorum)"

    :)

    YanıtlaSil
  10. Süper bir yazıydı bayıldım:) bu arada geçen aylar içinde tv'de hiç bir şeyin değişmediğini de anladım..:))

    YanıtlaSil

Yorumlar