11 Kasım 2010 Perşembe

Alışveriş Merkezi Kedisi

Bugün niyetim Topkapı Sarayı'nda resimlediğim bir kedi ailesinden bahsettiğim bir yazıyı bitirmekti ama gayet doğal olarak önce boğazlar sorununu halletmem gerekiyordu. Sabah saatlerinde alışveriş merkezlerine gitme lüksüne yeni yeni alışıyorum. Erken saatlerde hepsi bomboş. Benim gibi bir kaç avareden başka kimse yok. Alışveriş rahat yapılıyor, ne yoruluyorsunuz ne de yürümekten aciz insanlarla burun buruna gelip siniriniz tepenize çıkıyor, sıra da yok rahatça öde ve çık.

Bu sabah alışverişimi yaparken "Aç tavuk kendini darı ambarında zanneder" atasözünü düşündüm bir müddet. Hayalleri olmasa yaşayamaz insan, en yoksun olduğu anda bile kendisini arzuladıkları ile çepeçevre düşünmeden edemez. Hayal etmek bedava ama hayallerini gerçekleştirmek de bila ücret değil. Hayaller bedelini ödemeden gerçekleşmiyor ne yazık ki. Belki bir kaç kişiye piyango vuruyor, o da hayallerini gerçekleştirebiliyor.

Bugün darı ambarına düşmüş tavuk misali bir canlıya rastladım. Carrefour'da konserve ile zeytinyağı bölmesinde yürüyordum ki, promosyon ürünlerinin önünden geçerken rafların en altındaki ahşap alanda tuhaf bir kıpırtı sezdim. Dönüp baktığımda ürkek iki göz ile karşılaştım. Korkmuş kediler olanca çaresizliklerine rağmen sevimli gözükürler nedense. Bu sevimli canlının kalbi neredeyse duracak gibiydi, burnu bembeyaz, kaçacak delik arıyordu. Ve aradığı deliği de bulmuştu. Konserve bölmesindeki promosyon raflarının altındaki tahtaların içindeki oyuklar.

Aç bir sokak kedisinin bir süpermarkette mahsur kalması tam bir çizgi film konusu ama bir de kedinin iç sesini dinlemek lazım. Aç kedi, sosis, salam, peynir ambarında adeta. Hatta fare desem? Zayıf bir ihtimal değil çirkin bir ayrıntı olsa da.

Korkan kediye yardım etmek isteseniz de sizin niyetinizi bilemez ve yardım etmek isteyen kimseden kaçar gider. Ben buncağıza çok acıdım, sosislerin olduğu bölmeden bir kutu attım sepete, tekrar kedinin yanına gelip onu bir miktar sosis besledim ki bana birazcık güvensin. Belki biraz güvendi kocaman tüysüz ve şekilsiz bir iki ayaklı onu besledi sonuçta. Yine de güvenli bir şekilde onu alışveriş merkezinden dışarıya çıkarma çabam sonuçsuz kaldı. Kedi karnı doyunca konserve bölümünden kuru gıdaların olduğu bölmeye kaçtı. Görevlilere içeride mahsur kalmış bir kedi olduğunu ve çok korktuğunu söyledim. Bana inanmadılar, çektiğim resimleri gösterince boş gözlerle ilgisizce baktılar bana. İşte o anda zihnimde düşünce ampulleri flaş şeklinde çaktı. Kedi sıradan bir sokak kedisi değil de orada faresel güvenlikten sorumlu bir personel olabilirdi pekala. Gerçek kimliği ortaya çıkmasın diye benden uzağa kaçmış, sakanmış bile olabilirdi.

Carrefour'da alışveriş edenler gıdalara fare bulaşmadığından emin olabilirler artık orada bir kedi bu konudaki güvenlik görevlisi olma vazifesini üstlenmiş olabilir. Uydurmuyorum belgeli konuşuyorum (Bkz: fotoğraf) Gizli güvenlik görevlisi kedi, farelere öz açtırmıyor. Çalışanlar kedinin varlığını biliyor ama müşterilerden gizliyorlar.

Alışveriş merkezinde, pet shop dışında bir kedi göreceğim aklıma gelmezdi, naiflik işte. Oysa bir bankanın tavan döşemeleri içinde bir yıldan uzun süre yaşamış ve o banka çalışanlarının dekorasyon değişinceye kadar o havanı oradan aşağıya indiremediklerini bile görümüştüm bir zamanlar.

Alışveriş merkezlerindeki petshoplara sergilene kedi ve köpeklere çok acıyorum bir de. Gelen geçen hayvancağızları mıncıklayarakya ya da en azından ilgisini çekmek için tuhaf sesler çıkartarak ruh hastası haline getiriyorlar minnak şeyleri. Acımazsız bir eylem olsa da çoğu insana cazip geliyor pet shopda satılmayı bekleyen hayvanı bir kenarından sevmek.

Fotoğraf: Korkmuş Kedi - D.M.

9 yorum:

  1. Bayıldım :)))

    Carrefour'da kuş familyasının muhtelif canlılarına rastlamışlığım çok ama hiç kedi görmemiştim. Korktuğu için işi çok zor, çıkış yolunu kolay bulabilir umarım.

    Güney sahilimizin güzide tatil merkezlerinden birinde beş yıldızlı bir otelde çalışıyordum yıllarrrr önce. Sabah kahvaltılarını 4. kattaki restaurantlarımızdan birinde verirdik. Civarın tüm kedileri otel güvenliğini aşıp tesise girmenin ve hatta merdivenlerde kimseye rastlamadan 4. kata çıkmanın yolunu bilirlerdi.
    Salonda hemen üç masadan birinin altında bir kedi, afiyetle müşteriler tarafından önlerine uzatılmış şarküteri ürünlerini mideye indirmekte olurlardı. Nasıl besili, nasıl kocamanlardı, anlatılamaz :)

    Kahvaltı sonrası terasta güneşe yayılır gelene geçene göbeklerini kaşıtırlardı üstelik :)))

    YanıtlaSil
  2. 2,35'e kedi bayağı ucuz! :)

    YanıtlaSil
  3. Çok şeker.Alışveriş merkezlerinde hiç denk gelmedim ben gizli görevlilere :))

    YanıtlaSil
  4. Zaten pat shop larda gezenlerin çoğu hayvansever çok görmemek gerekir sevmeleri...zaten onlarında sevgiye gereksinimleri var..olsun seviversinler..:))

    YanıtlaSil
  5. ben de bı kez denk gelmıstım
    yavruydu o
    kucagıma alıp bahceye bırakmıstım
    carrefour daydık



    ve bu resımdekı ıcınde tek bısey dıyebılırım
    ben onu yerım hıc kıyamam cok korkmus

    YanıtlaSil
  6. Bu katagorideki kediyi pek ürkek gördüm...,;)

    YanıtlaSil
  7. Vladimir, sevgili arkadaşım, sana bir mim yolladım, bilgin olsun :)

    YanıtlaSil

Yorumlar