16 Mayıs 2009 Cumartesi

Kedi

Kedi o gün küskündü.. Onu gören de görmeyen de küs olduğunu düşünüyordu. Kimse onu anlamıyordu. Bahar gelmişti, bahar yorgunluğu minik turuncu kediyi germişti. Bu kedinin ilk, ilk baharı olduğu için n'aptığını bilmiyordu. Aklı bir karış havadaydı. Havadaki aklını gördükçe onunla oynamak istiyor, pençeleri boşluktaki hayali avını avlamaya çalışıp başarısız oldukça iyice küskünlük hissediyordu.

Köskös giderken yolda kendi deseninden bir kedi gördü. O da kendisi gibi küskündü. Yaşça kendinden büyük bu kediye "ne bu halim?" diye soracak oldu. Vazgeçti hemen. Büyük kediler bazen sinirleniyorlardı o miyavladığında.

Büyük kedi minik kediyi görünce "bak şu zibidiye" diye aklından geçirdi. sıırtını kamburlaştırıp, tüylerini dikti, ağzından "fıffffffff" diye bir ses çıktı. "Geçme buradan burası benim bölgem "demekti bu. Minik kedi bir yöne büyük kedi başka yönde koşarak uzaklaştı.

Minik kedinin minik kalbi büyük büyük çarpıyordu. Koştu, en yakındaki ağacın en uç dallarından birine tırmandı. Dalları yapraklar ve minik güzel kokulu çiçekler bürümüştü. Çiçeklerle oynamayı düşündü bir an. "Sonra oynarım "dedi, geçiştirdi. Küskünlükten miskinliğe çok hızlı geçmişti minik kedi. Yaprakları bol bir dal seçti, dalın üzerine usulca yayıldı. Derin bir nefes alırken, "mırrrr" diye bir ses çıkartıp daldı uykuya.

3 yorum:

  1. Ah ah ben de o kedi gibiyim; "Havadaki aklımı gördükçe onunla oynamak istiyor, pençelerim boşluktaki hayali avımı avlamaya çalışıp başarısız oldukça iyice küskünlük hissediyorum."

    YanıtlaSil
  2. :)

    Resimdeki kedi nasıl ama?

    YanıtlaSil
  3. Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi diye bir kitap çıkmış. Görünce aklıma gelen ilk ve tek isim sen oldun :) haksız da değilmişim bak gördün mü?

    YanıtlaSil

Yorumlar