13 Ağustos 2008 Çarşamba

Amber

Dün gece kederli bir el telefonun çıtırdayan tuşlarında usulca gezerek bir kısa mesaj çekti. Mesajda şu sözler yazılıydı: “Evimde son yemeğimi yiyorum. Beni reddeden sevgilimin; Türkiye’min kıyılarında amber renkli ışıklar görüyorum.

Bugün iki farklı şehirden iki ayrı yöne doğru rotası çizilmiş iki ayrı uçak havalandı. Birisi batıya doğru ilerledi, diğeri daha da batıya, daha da batıya. Güneşin batmasına yakın saatlerde daha geride olanındaki bir yolcu bulutların üzerinde solan günün amber renkli yansımalarını gördü. Dün gece telefonuna gelen mesajı hatırlayarak hüzünlendi. Gözlerinden akan yaşları yanında oturan yolculardan acemice gizlerken, yolculukların ona neden keder verdiğini anlamaya çalıştı.

Tek başına çıkılan yolculuklarda gizlenen kederi kimselerin anlamadığı gibi o da anlayamadı.

9 yorum:

  1. Sahi yolculuklar neden keder verir insana? Gitmek, gittiğin yerden dönmek, döndüğünde bıraktığın gibi bulamamak mıdır derdimiz? Ve nedendir kedere olan bunca meylimiz?

    YanıtlaSil
  2. Ben amberi bir çiçek olarak bilirdim, yazını okuduktan sonra amber renkli ışıkları nasıl tasavvur etmeli diye düşündüm. Google yardımcı oldu sağ olsun. Bende yazın sayesinde bilgilenmiş oldum. :)))

    YanıtlaSil
  3. Her yolculuk kederli midir? Aydan atlayan kedi . Hayır bence hepsi değil. Giden yalnızsa mutlaka geride bıraktıklarını düşünür. Gerçekten de yeni bir yaşama gülümseyerek merhaba demek varken, kedere meyil nedendir bende bilemedim...

    YanıtlaSil
  4. ben, yolculuktan daha çok nedenine takıldım..
    Anladığım şey; doğduğu, büyüdüğü toprakların kendisini reddettiğini düşündürebilmesi idi.
    En acısı bu olsa gerek.

    YanıtlaSil
  5. Abi'ye katılıyorum. Bana da gidiş sebebi çok acı geldi. Derin bir acı verdi hatta.

    YanıtlaSil
  6. O ucakta degildim ama taa buralardan gordum gozyaslarinizi Vladimir. Gozyaslarini saklamak ustalik ister. Siz hep boyle acemi kalin ve bizimle paylasin onlari, olmaz mi?

    O arkadasiniz da sevmeye devam etsin bu ulkeyi. Nankor degildir bu topraklar. Hele de gozyasiyla sulanmislarsa, bire bin verirler...

    YanıtlaSil
  7. yolculuklarda camdan baktığın hep kendinsin galiba..

    YanıtlaSil
  8. Bütün yolculuklar hüzünlü değildir. Hüzünü insan içinde taşır. Bu sırada yolculukta da olabilirsin, evde yemek yiyor da olabilirsin. Öyle değil mi.

    YanıtlaSil
  9. Şule;

    Söylediğine kısmen katılıyorum çünkü yola çıkarkenki ruh halini elbette içinde taşıyorsun. Ama bir süre sonra o ol, yeni yerler yeni heyecanlara dönüşüp hznü unutturabilir.. Ya da bazenneşeyeçıktığın bir yolda karşılaştıkların bir anıyı tetikler, hüzün falan... ağlarmışım şimdi :p

    YanıtlaSil

Yorumlar